Ana Sayfa Türk Edebiyatı Roman Özetleri Ankara (Yakup Kadri Karaosmanoğlu) Romanı Kısa Özeti

Ankara (Yakup Kadri Karaosmanoğlu) Romanı Kısa Özeti

7558
0

ANKARA

>

ankara_edebiyatvedil.netYakup Kadri’nin nehir roman tarzıyla yazdığı romanlardan birisidir. Ankara romanı, Yakup Kadri’nin hayalini kurduğu arzu ettiği Ankara’yı ve dolayısıyla Türkiye’yi anlattığı ütopya niteliğinde bir eserdir.

Roman üç bölümden oluşmaktadır:
1. bölüm, 1922’ye kadar olan Sakarya Savaşı öncesini,
2. bölüm, 1926 yılına kadar olan Cumhuriyet’in kuruluş yıllarını,
3 bölüm, 1937-1943’e kadar Cumhuriyet’in 14 ve 20. yıl dönümüne kadar olan yıllarını kapsar.

Yazar, ülkenin geçirdiği safhaları bu üç bölümde Ankara’nın ve her bölümde ayrı bir kişilik olarak karşımıza çıkardığı Selma Hanım’ın çevresinde anlatmıştır. Selma Hanım, birinci bölümde bir banka şefi olan Nazif Bey’in karısı olarak karşımıza çıkar. Ankara’da yanan Milli Mücadele ateşine kocasının inanmaması ve kayıtsız kalması Selma Hanım’ı ondan soğutur. Binbaşı Hakkı Bey, Selma Hanım’ı azmi ve heyecanıyla etkiler.
İkinci bölümde Selma Hanım, Nazif Bey’den boşanmıştır ve artık emekli olan Hakkı Bey’le evlenmiştir. Ancak Hakkı Bey de idealistliğini ve heyecanını yitirmiş, halkı unutmuş, ve kişisel çıkarlarının  peşinden koşan insanlarla dolan yeni Ankara’nın bir parçası haline gelmiştir. Bu insanlara göre artık halkçılık diye bir dava kalmamıştır. Selma Hanım yeni kocası Hakkı Bey’den de soğur. Bu sırada yazar olan Neşet Sabit, kadını görmek için onların bazı alemlerine katılır. Selma Hanım duyduğu acıları onunla paylaşır. İkinci kocasından da boşanır. Bundan sonra, halka hizmetin en değerlisi olan öğretmenliğe başlar.
Üçüncü ve son bölüm yazarın hayalini kuduğu Ankara’dır. Ankara’nın çehresi değişmiştir. Bir çok alanda büyük atılımlar, büyük yenilikler gerçekleşir. Selma Hanım aynı idealleri paylaştığı yazar Neşet Sabit’le evlenir. Neşet Sabit’le çeşitli zamanlarda Anadolu’nun bazı yerlerine yolculuk yaparlar. Bu gezilerinde,  gördükleri yerlerin yeni çehresiyle karşılaşırlar. Anadolu toprağını cennetten bir köşe gibi tasavvur ederler. Bu bölümde çizilen mutlu ülke tablosu, yazarın Türkiye ütopyasıdır.

www.edebiyatvedil.net

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here