Ana Sayfa Dil Bilgisi Anlatımın Temel Nitelikleri

Anlatımın Temel Nitelikleri

23293
0
Open book.

ANLATIMIN TEMEL NİTELİKLERİ

>

Anlatımda duyguların, düşüncelerin açık ve net bir biçimde anlatılması gerekir. Anlatılacak durum ve olaylar, tasvir edilen görüş ve sezgiler, dile getirilecek duygu ve düşünceler açık ve net biçimde belirlenmeli, dilin bilinen ve kabul edilen kurallarına uyularak düzenlenmelidir. İyi bir anlatım yapabilmek için anlatımın özelliklerini bilmek gerekir. Anlatım özellikleri, anlatımın nasıl olduğu ile ilgilidir. İyi, güzel, doğru bir anlatımın şu özelliklere sahip olması gerekir:

1. AÇIKLIK

  • Cümlede, duygu ve düşüncelerin rahatlıkla anlaşılabilecek bir şekilde aktarılmasına açıklık denir. Başka bir deyişle, bir cümledeki yargıdan birden çok anlam çıkarılmamasıdır.
  • Açık bir anlatımda edebi sanatlara, dilde yaygın olarak kullanılmayan sözcük ve sözcük gruplarına (bağdaştırmalara) yer verilmemelidir.
  • Açık bir anlatımda söz, gereksiz yere uzatılmamalı; karmaşık ve anlaşılması güç cümleler kullanılmamalıdır.
  • Cümlede açıklığı bozan pek çok neden vardır. Bunlar, sözcüğün cümle içinde bulunması gereken yerden başka bir yerde bulunması, düşüncelerin belli bir plana göre sıralanmaması, deyimlerin uygun yerde ve anlamda kullanılmaması, virgülün eksik olması ya da yerli yerinde kullanılmaması…

Örnek:

“Yeni eve gelmiştim ki telefon çaldı.” cümlesinde “yeni” sözcüğü yerinde kullanılmadığı içjn “yeni eve gelmek” ve “eve yeni gelmek” gibi iki anlam oluşmaktadır. Anlatımda açıklık ilkesine aykırı olan bu durum “yeni” sözcüğü, “eve” sözcüğünden sonra kullanılarak giderilmiş olur: “Eve yeni gelmiştim ki telefon çaldı.”

“Beyin zarı iltihapları iyi tedavi edilmezse ölüme hatta sara nöbetlerine yol açabilir.” cümlesinde “ölüm” sözcüğünün taşıdığı anlam yanında “sara nöbetleri”nin bir önemi yoktur. “Hatta” sözcüğü kullanıldığında sözcükler önem sırasına göre yerinde kullanılmalıdır. “Beyin zarı iltihaplan iyi tedavi edilmezse sara nöbetlerine hatta ölüme yol açabilir.”

“Duman, bütün odayı kapsamıştı.” cümlesinde “kapsamak” sözcüğüyle “kaplamak” sözcüğü birbirine karıştırılmış ve anlamca yanlış kullanılmış sözcükten dolayı cümlenin açıklığı bozulmuştur. “Duman, bütün odayı kaplamıştı.” dediğimizde açıklık sağlanmış olur.

2. DURULUK

  • Cümlede, ifade edilen duygu ve düşüncelerin gereksiz sözcüklerden arındırılmasına duruluk denir.
  • Eş anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması ya da görevi olmayan bir sözcüğe yazıda yer verilmesi duruluk ilkesine aykırıdır.
  • Duruluk, aynı zamanda sözcükleri “ekonomik” olarak kullanmaktır. Çünkü bir sözcük, bir ek ya da bir söz öbeği atıldığında cümlenin anlamında bir daralma olmuyorsa ya da cümlenin anlamı değişmiyorsa o cümle, duru bir cümledir.

Örnek:
“Günümüzde İngilizce ve Almanca dillerini öğrenmek kolaylaştı.” cümlesinde, “-ca/-ce” yapım eki, özel adlara gelerek dil adı yapmıştır. Cümlede “dillerinden” sözcüğünün kullanılması anlam tekrarına sebep olmuştur. Bu durumda cümle, duru değildir. “Günümüzde İngilizce ve Almanca öğrenmek kolaylaştı.” biçiminde cümle, duru bir hâle getirilebilir.

“Göstermiş olduğunuz ilgi ve âlâkadan dolayı sizlere teşekkür ederiz.” cümlesinde aynı anlamı karşılayan “ilgi” sözcüğüyle “âlâka” sözcüğü bir arada kullanılmış ve cümlenin duruluğu bozulmuştur. Cümle “Göstermiş olduğunuz ilgi den dolayı sizlere teşekkür ederiz.” ya da “Göstermiş olduğunuz âlâkadan dolayı sizlere teşekkür ederiz.” biçiminde söylendiğinde duru bir anlatım sağlanmış olur.

“Birçok ülkeler gezdim.” cümlesinde “-ler” çokluk eki duruluk ilkesine aykırı olarak kullanılmıştır ve duruluğun sağlanması için cümleden çıkarılmalıdır. Çünkü “birçok” belgisiz sıfatı zaten çokluk bildirmektedir.

3. YALINLIK (SADELİK)

  • Yalınlık, anlatımın süsten, zorlamadan ve gereksiz kullanılan söz sanatlarından uzak olmasıdır.
  • Cümlede yalınlığı bozan sebeplerin başında etkinin ve inandırıcılığın artması amacıyla kullanılan süslü ifadeler gelmektedir. Bu süslü ifadeler daha çok “sanatlı yazmak” hevesinden doğmaktadır.
  • Yalınlık dendiğinde, söz sanatlarından tamamen uzak durmak anlaşılmamalıdır. Sanatlı söyleyişin abartılmadığı, söyleyiş kaygısının konunun önüne geçmediği anlatımlar yalındır.
  • Yalınlığın zıttı süslülüktür.

Örnek:
“Gemimiz şafaktan önce hızlı davranarak güzel İzmir’i geride bırakıp ilk bakışta bir çocuğun basit resmini andıran Akdeniz’e geçmişti.” Cümlesi yalın değildir. Bunun sebebi anlatılmak istenen düşünceye bir anlam derinliği ve inceliği katmayan gereksiz benzetmelere yer verilmesidir. Gereksiz ifadeleri çıkararak cümle yalın duruma şöyle getirilebilir: “Gemimiz, şafaktan önce İzmir’i geride bırakarak Akdeniz’e geçmişti.”

“Devleri anımsatan koca koca bulutlar, gecenin ne kadar yıldızı varsa koparıp hapur hupur yemişlerdi.” Cümlesinde de yalınlıktan uzak bir anlatım söz konusudur.

4. DOĞALLIK

  • Duygu ve düşüncelerin, yapaylık ve zorlamadan uzak, içten bir şekilde dile getirilmesidir.
  • Doğallık, yazarın inandırıcılığını sağlayan en önemli etmenlerden birisidir. Bu bakımdan özellikle deneme türündeki eserlerde doğallık, arzu edilen bir özelliktir.
  • Roman, öykü gibi anlatmaya dayalı sanatsal metinlerde de üslup, konunun içeriğine uygun bir doğallıkta değilse, kişilerin konuşmaları onların kişilik özelliklerini yansıtmıyorsa o yapıt, inandırıcılığını da büyük ölçüde yitirecektir.

Örnek:
“Sözün kısası, o günden sonra ev sahibiyle aramız açıldı. O benim özel hayatımı öğrenmek isteyince ben hiç kızmamıştım, başkaları onunkini öğrenince olabildiğince kızdı. Şimdi beni evden çıkarmaya çalışıyor. Şimdi bu fiyata ev nereden bulacağım? Uzun lafın kısası, ne yapacağımı şaşırdım, kal­dım.” 

www.edebiyatvedil.net

5. AKICILIK

  • Anlatımın pürüzsüz olması, hiçbir engele uğramadan akıp gitmesidir.
  • Bir metinde akıcılığın sağlanabilmesi için de cümlelerin uzun ve karışık olmaması ya da okumayı yavaşlatmayan, kolayca okunabilecek sözcüklerin seçilmiş olması gerekir.

Örnek:
“Farkında olmadan da olsa -kendisi farkında değildim diyerek iç erincine kavuştuğunu kendi kendine savunabiliyordu ama- böyle isteklerin farkında olmadan da bilinçaltında doğabileceklerini bildiğinden, böyle gerçek yüzler maskelenmiş, doyurulmamış istekleri bir an önce bulup çıkarmayı da onları körletmeyi de ödevlerinden saydığından, bu kadar sudan savunmalarla hiçbir zaman iç dünyasında bir dinginlik yaratabileceğine inanmıyordu.” Bu metin parçasında pürüzlü bir anlatım, anlaşılması güç, uzun ve karışık cümleler ve kılçıklı bir dil kullanıldığından akıcılık sağlanamamıştır.

6. ÖZLÜLÜK – YOĞUNLUK

  • Düşünceyi dağıtmadan, gereksiz sözcükler kullanmadan, az sözle çok şey anlatmaktır.
  • Atasözleri ve özdeyişler bu anlatımın en belirgin örnekleridir.
  • Özlülük, duruluğu gerektiren bir özelliktir ancak duru olan her ifade özlü demek değildir.
  • Duruluk, cümlede gereksiz sözcük kullanılmamasıdır; özlülük ise anlam zenginliği ve anlam derinliğidir.

Örnek:
Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabileceği kadardır. Mevlâna
Her şeyi bilecek kadar genç değilim. Oscar Wilde

7. ÖZGÜNLÜK

  • Özgünlük, üslup ya da içerik açısından bir sanatçıyı diğerlerinden ayıran özelliklerdir. Yazarın “kendine özgülüğü”nü anlatan bir kavramdır.
  • Özgünlük, yazıya edebi değer kazandıran niteliklerden birisidir.
  • Eğer metin, okuyucunun yeni bir yönde düşünmesini sağlayabiliyorsa onun duygu, düşünce ve hayallerini yeni mecralara yönlendirebiliyorsa özgündür.

8. TUTARLILIK

  • Tutarlılık, sözdizimi ve anlamın çelişmezlik ilkesine uygun bir biçimde bir arada kullanılmasıdır.
  • Anlatımda mantık kurallarına uyulması, yazının duygusal ve düşünsel çelişkiler barındırmaması, konudan sapılmaması tutarlılıkla ilgilidir.

9. İNANDIRICILIK

İnandırıcılık, anlatımın mantık çerçevesi içinde, duyguların sıcak, düşüncelerin açık, anlatımın özgün ve söyleyişin güzel olmasıdır.

10. ETKİLEYİCİLİK

Yazarın ele alınan konuyla, konunun içeriğiyle ya da anlatılanların güzelliğiyle okuyucuyu ya da dinleyiciyi sarsabilmesidir.

11. SÜRÜKLEYİCİLİK

İlgiyi canlı tutan, okuyucuda merak duygusu uyandıran anlatımlardır.

12. SAĞLAMLIK

  • Anlatımın dil bilgisi kurallarına uygun olmasıdır.
  • Öge eksiklikleri, eklerin yanlış kullanımı gibi dil bilgisi yanlışları sağlamlığı bozar.

www.edebiyatvedil.net

 

 

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here