Ana Sayfa Edebiyat Divan Edebiyatının Önemli Sanatçıları (Kısa Anlatım)

Divan Edebiyatının Önemli Sanatçıları (Kısa Anlatım)

42622
0

DİVAN EDEBİYATININ ÖNEMLİ SANATÇILARI

Hoca Dehhani (? – ?)

  • Yaşadığı yıllar tam olarak tespit edilemese de 13. yüzyıl şairlerinden olan Hoca Dehhani Anadolu sahasında Divan şiirinin kurucusu kabul edilir.
  • Horasan’dan Anadolu’ya gelmiş, Selçuklu sarayına girmiş ve III. Alâeddin Keykubad’ın emriyle Firdevsî’nin Şeh-nâmesi biçiminde
  • Farsça bir “Selçuklu Şehnâmesi” yazmıştır. Maalesef bu eser bugün elimizde değildir.–
  • Hoca Dehhanî’nin şiirleri genel olarak gazel ve kasidenazım biçiminin oldukça basit, motiflerin sık sık tekrar ettiği örnekleridir.
  • yüzyılda Anadolu’da tasavvufî düşünce edebiyatta son derece güçlü bir durumdayken aşk ve şarap üzerine şiirler yazan Hoca
  • Dehhani, Divan şiirinin ilk temsilcisi sayılmaktadır.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (1207 – 1273)

  • Sadece tasavvuf edebiyatının değil Türk edebiyatının en önemli sanatçılarındandır.
  • Mevleviliğin öncüsüdür.
  • Farsca kaleme aldığı 26000 beyitlik “Mesnevi” adlı eseriyle İslam dünyasını derinden etkilemiştir.
  • Şiirlerini Farsça kaleme almasına rağmen eserlerinde aslının Türk olduğunu özellikler belirtmiştir.
  • Mevlânâ’nın temel öğretisi tevhid düşüncesi etrafında gelişir. Ayrıca “Gel, gel, ne olursan ol yine gel” şeklinde başlayan dizeleri onun evrensel hoşgörünün ve insanseverliğin öncülerinden olduğunun bir göstergesidir.
>

Eserleri:

Mesnevi                                                                             www.edebiyatvedil.net
Divan-ı Kebir (Büyük Divan)
Fihi Ma-Fih (Ne Varsa İçindedir)
Mecalis-i Seb’a (Yedi Meclis: Mevlana’nın yedi vaazı)
Mektubat (Mektuplar)

Sultan Veled (1226 – 1312)

  • Mevlana’nın büyük oğludur.
  • Mevleviliğin kurucusu ve ikinci pîrîdir.
  • Eserlerini Farsça yazmakla birlikte şairin Türkçe şiirleri de bulunmaktadır.

Eserleri:

Divan
İbtidaname
Rebâbnâme
İntihanâme
Maârif

Aşık Paşa (1272 – 1333)

  • 14. yüzyıldaAnadolu sahasında yetişen ünlü mutasavvıf şairlerdendir.
  • Yunus Emre’nin etkisinde kalmıştır.
  • En önemli eseri Türklere tasavvuf öğretisini yaymaya çalıştığı Garibnâme adlı mesnevisidir.

Eserleri:

Garibnâme
Fakr-nâme
Kimya Risâlesi
Vasf-ı Hâl



Gülşehrî

  • 14. yüzyıl şairlerinden olan Gülşehrî döneminin önemli mutasavvıf şairlerindendir.
  • Şairin Kırşehir’de Mevleviliği yaymak için çalıştığı ve zaviyede yaşadığı, mahlasını da o zamanki adı Gülşehir olan Kırşehir’den aldığı bilinmektedir. Asıl adının da Ahmed mi yoksa Süleyman mı olduğu bugün bile tartışma konusudur.
  • Mantıku’t Tayr adlı alegorik eseri ile ünlüdür. Çoğunlukla bu eserinin Ferîdüddîn-i Attâr’ın eserinin tercümesi olduğu sanılsa da aslında, Gülşehrî’nin de bizzat belirttiği gibi, eser aynı adı ve temel hikâyeyi barındırmakla birlikte bir tercüme değildir ve orijinal Mantık et-Tayr’ın içeriği eserde yoğun biçimde değiştirilmiş ve farklı kaynaklardan yeni içerikler eklenmiştir.

Eserleri:

Mantıku’t Tayr
Feleknâme

Ahmedî (1334 – 1413)

  • 14. yüzyılın en büyük divan şairi kabul edilir.
  • Divan şiirinin gelişmesinde çok önemli bir yeri olan Ahmedî tamamen din dışı konularda eser vermiştir.
  • İran şiir yapısını Türkçeye uygulamaya çalışmıştır, fakat Farsça mecazlar Türkçeye birebir uyarlanamadığı için için şiirlerinde düzenli ve güçlü dize yapıları yoktur.
  • Dili, kendisinden önce yetişen sanatçılarınkinden daha ağırdır.

Eserleri:

Ahmedî Divânı
İskendernâme
Cemşîd ü Hurşîd
Esrarnâme

Kadı Burhaneddin (1344-1398)

  • Asıl ismi Burhaneddin Ahmed’dir. Kayseri Kadısı görevinde bulunan Şemseddin Mehmed’in oğludur.
  • Çok iyi bir din eğitimi aldıktan sonra bilimle de uğraşmıştır. Halk tarafından sevilmiş ve Kayseri’de kadılık yapmıştır.
  • 1381 yılında Sivas merkezli Kadı Burhaneddin Devleti olarak kendi adı ile anılan bir devlet kurup bu devletin 18 yıl hükümdarlığını yapmıştır.
  • Kadı Burhaneddin, çoğunu aruz bir kısmını da heceyle yazdığı Türkçe şiirlerinde Azerî şivesini kullanmıştır.
  • Kadı Burhaneddin gazelleri ve tuyuğları ile ün kazanmıştır. Tuyuğ şeklini Divan edebiyatına getiren Kadı Burhaneddin olmuştur.
  • Arapça ve Farsça şiirlerinin yanı sıra Türkçe divanı vardır.

Nesimi (1369? – 1425)

  • Azerbaycan’ın Şamahı şehrinde doğan şairin gerçek adı Ali’dir.
  • Şair için Divan şiirinin Yunus Emre’si denilebilir.
  • Hurufilik (kutsal metinlerde harf ve kelimelerin sayısı, sırası ve diziliminin belirli şifreler barındırdığını iddia eden ve harflerin edced değerlerinden farklı anlamlar çıkartan düşünce sistemi) tarikatının bir üyesi olan şair, şiir ve düşüncelerinin şeriata aykırı görülmesi sebebiyle Halep’te derisi yüzülerek öldürülmüştür.
  • Özellikle Bektaşîler arasında özel bir yeri vardır.
  • Şiirlerini Azerî şivesiyle ve estetik değeri yüksek bir üslupla kaleme alan Nesîmî’de coşkun bir lirizm görülür.
  • Tuyuğlarıyla da ön plana çıkan bir şairdir.
  • Farsça ve Türkçe yazılmış iki divanı vardır.

Şeyhî (1371? – 1431?)

  • Asıl adı Yûsuf Sinân olan şair, mesleğinin hekimlik olması sebebiyle Hekîm Sinân adıyla şöhret kazanmıştır. Şair, Hacı Bayrâm-ı Velî’ye bağlanması dolayısıyla Şeyhî lakabını almış ve böyle tanınmıştır.
  • Ankara’da Çelebi Sultan Mehmed’i tedavi etmiş, Çelebi Mehmed de ona tımar olarak Tokuzlu (Tokuzlar) köyünü vermiştir. Tokuzlu köyüne giderken köyün girişinde tımarın eski sahiplerince soyulmuş ve dövülmüştür. Başına gelen bu kötü durumu padişaha anlatmak için meşhur Harnâme’sini yazmıştır.
  • Harnâme, hiciv edebiyatımızın en güzel örneklerinden biridir. Fabl türünün bir örneği sayılan eser 126 beyitlik alegorik bir mesnevidir.
  • Şeyhi’nin Divan’ı ve Hüsrev ü Şirin adlı bir mesnevisi vardır.

Süleyman Çelebi (1351 – 1422)

  • Hayatı hakkında fazla bilgi bulunmayan şairin Bursa’da Yıldırım Bayezid döneminde Ulu Cami’de imamlık yaptığı sanılmaktadır.
  • Muhammed’in diğer peygamberlerden üstün olduğunu dile getirmek için Vesilet’ün Necat ‘ı (Mevlid) kaleme aldı.
  • Mesnevi biçiminde kaleme alınan Mevlid, bilinen tek eseridir.

Ali Şir Nevaî (1441 – 1501)

  • Çağatay Türk edebiyatının en önemli temsilcisi kabul edilir.
  • Ali Şir Nevaî, zamanında âlim ve çok önemli bir devlet adamı olarak ün salmıştır. Herat’ta çocukluk ve mektep arkadaşı Horasan Hükümdarı Hüseyin Baykara’nın yanında otuz iki yıl devlet hizmeti yapmıştır.
  • Şair aynı zamanda çok bilinçli bir dil milliyetçisidir. Muhakemetü’l Lugateyn (İki Sözlüğün Karşılaştırılması) adlı esrinde Türkçenin Farsçadan daha üstün bir dil olduğunu ispatlamaya çalışmıştır.
  • Ali Şir Nevaî’nin dördü Türkçe ve biri Farsça olmak üzere beş divanı vardır. Türkçe divanlarının genel adı Hazain-ül-Maani’dir.
  • Hamse sahibi olan az sayıda sanatçıdan biridir.

Eserleri:

Mecâlisü’n-Nefâis (İlk şairler tezkiresi [biyografi])
Muhakemetü’l Lugateyn
Mîzânü’l-Evzân (Aruz ölçüsünü sistemleştirmeye çalıştığı eseri)

Necâtî (? – 1509)

  • Necâtî, Türk divan şiirinin gelişme döneminin (15. yy sonları – 16. yy başı) en önemli isimlerindendir.
  • Hayatı hakkında az bilgi bulunan Necâtî’in doğum tarihi de bilinmemektedir. Yaygın kanıya göre gerçek ismi “İsa”dır. (Bazı kaynaklarda “Nuh” olarak geçmektedir.)
  • Özel bir eğitim görmemiş, kendi kendini yetiştirmiştir. Çeşitli devlet kademelerinde çalışan Necâtî Kastamonu’dayken eserleriyle halkın ilgisini ve beğenisini kazanmış, üne kavuşmuştur.
  • O zamana kadar Türk divan şiirini fazlasıyla etkileyen İran şiirinden uzaklaşarak, halkın diline ve kültürüne önem vermiş, bunu da şiirine yansıtmıştır. Kullandığı yalın dil ile halka ve yaşama yakın bir tabiat sergilemiş, fazla süslü üsluptan kaçınmıştır. Ayrıca divan edebiyatında atasözlerini kullanarak millileşme akımını başlatmıştır.
  • Necâtî’nin bir Divan’ı vardır.

Latîfî (1491 – 1582)

  • Kastamonu doğumlu olan şairin asıl adı Abdüllatif’tir.
  • Eğitimini tamamladıktan sonra, kâtiplik göreviyle İstanbul, Belgrad, Rodos ve Mısır’da bulundu. 1582yılında Mısır’dan Yemen’e giderken bindiği geminin batması sonucu öldü.
  • Latîfî, Türk Divan Edebiyatının en önemli tezkire (biygrafi) yazarlarındandır. Latîfî Tezkiresi adını verdiği eserini 1546 yılında tamamlamış ve Kanuni Sultan Süleyman’a sunmuştur.

Eserleri:

Evsâf-ı İstanbul (İstanbul’un Özellikleri)
Fusul-i Erbaa (Dört Mevsim)

Seydi Ali Reis (1498 – 1562)

  • İstanbul doğumludur. Matematik, astronomi, coğrafya ve denizcilik alanlarında iyi bir eğitim görmüştür. Osmanlı Devleti’nin kaptan-ı deryalığına kadar yükselmiştir.
  • Hint seferi sırasında Portekiz donanmasına yenilmiş ve kara yoluyla İstanbul’a dönmek zorunda kalmıştır.
  • En önemli eseri Mir’at-ül Memalik (Memleketlerin Aynası)’tir. Bu eserde Seydi Ali Reis, geçtiği memleketler, tanıştığı hükümdarlar ve şahit olduğu olaylar hakkında bilgi vermektedir.

Fuzûlî (1495 – 1566)

  • Asıl adı Mehmet olan Fuzûlî’nin, Irak’ta Kerbela veya Necef’te doğduğu tahmin edilmektedir. Tüm yaşamı Irak topraklarında geçmiştir.
  • Bağdat’ın fethinden sonra Kanuni Sultan Süleyman’a ve devletin ileri gelenlerine kasideler yazmış ve ün kazanmaya başlamıştır.
  • Kendisine dokuz akçelik bir maaş bağlanmış ama bu maaşı alamadığından dolayı durumu dile getirdiği mektup türünde meşhur Şikayet-nâme’yi yazmıştır. Şikâyetnâmesinde Fuzuli şöyle der:
    “Selam verdim rüşvet değildir diye almadılar.
    Hüküm gösterdim faydasızdır diye mültefit olmadılar.”
  • Fuzûlî, sadece 16. yüzyılın değil bütün Divan edebiyatının en büyük şairlerindendir.
  • Türkçe şiirlerini Azeri şivesiyle yazmıştır. Dili diğer Divan şairlerine göre daha sadedir.          www.edebiyatvedil.net
  • Divan şiirinin en lirik şairi olan Fuzûlî bir aşk,ıstırap şairidir.
  • Fuzûlî’de aynı zamanda derin bir tasavvuf kültürü görülmesine rağmen bir tasavvuf şairi değildir.
  • “Leyla vü Mecnun” mesnevisinde ilahi aşkı konu edinmiş; gazelleri ve kaideleriyle haklı bir şöhret kazanmıştır.
  • Bir naat olan “Su Kasidesi” en beğenilen şiirlerindendir.

Eserleri:
Türkçe eserleri:
Divan
Beng ü Bâde: 444 beyitlik Türkçe mesnevi.
Leyla ile Mecnun (Dâstân-ı Leylî vü Mecnûn):3 bin 96 beyitlik mesnevi.
Risâle-i Muammeyât
Kırk Hadis
Su Kasidesi
Şikâyetnâme
Hadîkat üs-Süedâ: Kerbela olayını anlatan düzyazı.
Mektuplar (Mektubat)

Farsça eserleri:
Divan
Enis’ül-Kalb
Heft Câm (sâkinâme): Tasavvuf içerikli, 327 beyitlik Farsça mesnevi.
Resale-i Muammeyat
Sehhat ü Ma’raz (Tıp bilgileri)
Rind ü Zahid
Risale-i Muamma

Arapça eserleri:
Dîvan
Matlau’l-itikad (mensur)

Taşlıcalı Yahya (? – 1582)

  • Devşirme olarak İstanbul’a getirilen şair Arnavut asıllıdır.
  • Yeniçeri Ocağı’nda yetişti.
  • 16. yüzyılda Fuzuli’den sonraki en büyük mesnevi şairidir.
  • Kanuni Sultan Süleyman’la beraber savaşlara katıldı.
  • Çok sevdiği Şehzade Mustafa’nın öldürülmesi üzerine yazdığı mersiyesiyle ünlüdür.
  • Hamse sahibidir.

Eserleri:

Divan
Hamse (Beş mesnevi: Şâh u Gedâ, Yusuf ü Züleyhâ, Gencine-i Râz, Kitâb-ı Usul, Gülşen-i Envâr)

Bâkî (1526 – 1600)

  • Sultanüş’şuâra (Şairler sultanı) olarak anılan Bâkî, divan edebiyatının en büyük şairlerinden biridir.
  • İstanbul doğumlu ve asıl adı Mahmud Abdülbâkî olan şair uzun yıllar İstanbul medreselerinde hocalık; Medine ve İstanbul illerinde kadılık yapmış, Anadolu ve Rumeli eyaletlerinde kazaskerlik görevinde bulunmuştur.
  • Tasavvuftan hiç etkilenmemiş, din dışı şiirler yazmıştır. Şiirlerinin ana konuları aşk, eğlence, yaşamanın zevki ve doğadır.
  • Dil kullanımında çok yetenekli olan Bâkî, şiirlerinde İstanbul Türkçesini başarıyla kullanmıştır. Tekniği güçlüdür, şiirlerinde yakaladığı ahenk ve akıcılık diğer şairlerden farklıdır.
  • Aruzu büyük bir ustalıkla kullanan şair, şiirlerinde duygudan çok düşünceye önem vermiş, söz sanatlarını ustaca kullanmış ve biçim – öz uyumunu sağlamıştır.

Eserleri:

Dîvân-(4508 beyitlik, en önemli eseri)
Fazâ’ilü’l-Cihad
Fazâil’i-Mekke
Hadîs-i Erbain Tercümesi
Kanuni Mersiyesi

Bağdatlı Rûhî (? – 1605)

  • Asıl adı Osman’dır. Bağdat doğumlu olmasından dolayı Bağdatlı Rûhî olarak anılmıştır.
  • Toplumsal eleştiri alanının ilk temsilcisi kabul edilir.
  • Eleştirel tarza ve yalın bir üsluba sahiptir.
  • Rind, kalender bir yaşayış tarzına sahip olan şair, tasavvuftan da etkilenmiştir. Mevlevi tarikatına bağlıdır.
  • En önemli eseri Divan’ı ve bu divandaki Terkib-i Bend’idir.
  • Yazdığı Terkib-i Bend ona bürük bir ün kazandırmış ve Ziya Paşa, Şeyh Galip gibi sanatçılar eserine nazire yazmışlardır.

Nef’î (1575 – 1635)

  • 17. yüzyılın en büyük şairlerinden olan Nef’î kaside üstadıdır.
  • Divan edebiyatının en büyük övgü ve yergi şairidir. Övgü ve yergilerinde ölçü tanımamıştır.
  • Dili süslü ve sanatlı olmasına rağmen akıcı bir üsluba sahiptir.
  • Eserlerinde dinin etkisi görülmez.
  • Sebk-i Hindî tarzında şiirler yazmıştır.
  • Vezir Bayram Paşa’yı hicvettiği için boğdurularak öldürüldüğü söylenir.
  • Türkçe ve Farsça Divan’ı vardır. Hicivlerini Sihâm-ı Kâzâ (Kader Okları) adlı eserinde toplamıştır.

Şeyhülislam Yahyâ (1580 – 1652)

  • Yaşadığı dönemin önemli ilim adamlarından birisidir.
  • Baki ile Nedim arasında köprü kuran şairdir.
  • Lirizmi nükteyle birleştiren şair, gazel üstadı olarak anılır.
  • En önemli eseri olan Divan’ının yanında 77 beyitlik bir mesnevisi vardır.

Nâilî (1611 – 1666)

  • Sebk-i Hindî tarzını edebiyatımızda ilk kullanan şairdir.
  • Üslubu özenli, sade ve güçlü imgelerle süslüdür.
  • Şiirlerinde söyleyeceklerini fazla uzatmayıp özlü bir anlatımı tercih etmiştir. Örneğin gazellerinde sanat yapma kaygısıyla sözü uzatmamış 5-6 beyitte şiiri bitirmiştir.
  • Nâilî’nin bir Divan’ı vardır.

Evliyâ Çelebi (1611 – 1682)

  • Türk edebiyatının en büyük seyahat yazıdır.                         www.edebiyatvedil.net
  • Medrese eğitimi almış ve bir süre hafızlık yapmıştır.
  • Hayatının elli yıla yakın bir kısmını geziyle geçirmiş ve meşhur Seyahatname’sini kaleme almıştır.
  • Seyahatname’nin dili oldukça sade ve açıktır. Abartılı bir anlatımı vardır.

Nâbi (1642 – 1712)

  • Bağdatlı Rûhî gibi toplum konularına yönelmiş hatta Divan şiirinin en toplumcu şairi kabul edilmiştir.
  • Eğitimden toplum düzenine kadar çeşitli konuları şiirlerinde işlemiştir.
  • Didaktik (öğretici) ve felsefi şiirin öncüsüdür. Şiir ile düşünceyi birleştiren şair olarak görülür. Eserlerinde güzelden çok iyiyi ve doğruyu amaçlar.
  • Şiirlerinde hikmetli sözlere ve atasözlerine sıklıkla yer vermiştir. “Nâbi ekolü” olarak bilinen “hikemi şiir” akımının kurucusudur.
  • Mazmunlara, edebi sanatlara özellikle cinasa çok önem vermiştir. Dili sadedir.
  • Şeyhü’ş Şuara (Şairlerin Şeyhi) olarak bilinir.

Eserleri:

Hayriyye (Oğlu için yazdığı didaktik mesnevidir.)
Hayrâbâd (Baltacı Mehmet Paşa için yazdığı mesnevidir.)
Surname (IV. Mehmet’in şehzadeleri için düzenlenen sünnet düğünü ve eğlencelerini tasvir eden mesnevidir.)
Tuhfetü’l Harameyn (Nabi’nin Hac seyahatnamesidir.)
Münşeat
Hadis-i Erbain
Fatihnâme-i Kâmaniçe

Kâtip Çelebi (1609 – 1657)

  • Tarih, coğrafya ve diğer alanlarda verdiği eserlerde kullandığı bilimsel metodlarla tanınmıştır.
  • Bilimsel meseleleri Batılı bir gözle ele alan ilk yazarlardandır.
  • Devletin işleyişindeki aksaklıkları dile getirmiş ve bunlara çözüm önerileri sunmuştur.

Eserleri:

Cihannümâ (Coğrafi eseridir.)
Fezleke (Osmanlı tarihi)
Takvimü’t Tevarih (Dünya Tarihi)
Mizanü’l Hak (Doğruluk Terazisi: Sosyal içerikli bir eserdir.)

Nedim (1681 – 1730)

  • 18. yüzyılda Lale Devri’nin en büyük şairidir.
  • Doğma büyüme İstanbullu olan şair İstanbul’un Haliç, Kağıthane, Göksu gibi gezinti ve eğlence mekanlarını anlatan şiirlerinden dolayı “İstanbul şairi” diye anılır.
  • Şiirlerinde zevk, sefa ve musiki bir aradadır.
  • Şarkı nazım biçimini edebiyatımıza kazandırmıştır. Şair bu nazım biçiminin yanında gazelleriyle de çok ünlüdür.
  • Mahallileşme akımını canlandıran şairimizdir.
  • Dili açık, sade ve ahenklidir. Ama kasidelerinde dili ağırlaşır.
  • Hece ölçüsünü de kullanmış, birkaç tane koşma ve türkü yazmıştır.
  • Divan geleneğinin katı kurallarını yıkmıştır. Divan şiirinin soyut güzel anlayışını değiştirmiş yaşayan güzellerden söz etmiştir.
  • Şiirlerinde halkın kullandığı deyimlere yer vermiştir.
  • En önemli eseri Divan’ıdır.

Yirmisekiz Mehmet Çelebi

  • İlk Türk diplomatıdır.
  • Yeniçeri ocağına girmiş ve yirmi sekizinci orta bölüğünde görev yaptığı için bu isimle anılmıştır.

Eserleri:

Sefaretnâme (Fransa’ya elçi olarak görevlendirildiğinde Paris ile ilgili gözlemlerini, incelemelerini kaleme aldığı ve padişaha sunduğu eseridir. Eser, hatıra ve rapor özelliği taşır.)

Şeyh Galip (1757 – 1799)

  • Divan Edebiyatı’nın son büyük şairidir.
  • Mevlevi şeyhidir.
  • Süslü, sanatlı, ağır bir dile sahip olan şair, Sebk-i Hindî akımının temsilcilerindendir.
  • Şiirlerinde musiki önemli yer tutar.
  • Düşünce ve tasvirlerle örülü yoğun bir hayal gücü vardır.
  • Bir dönem mahallileşme akımının etkisiyle hece ölçüsüyle bir türkü yazmıştır.
  • Nabi’nin Hayrâbâd’ından daha güzel bir eser yazmak iddiasıyla Hüsn ü Aşk adlı eseri yazmıştır.

Eserleri:

Divan
Hüsn ü Aşk (İlahi aşk temalı eser, alegorik olarak Hüsn [güzellik] isimli bir kız ile Aşk isminde bir erkeğin aşkını anlatan tasavvufi temele sahip bir mesnevidir.)

Enderunlı Fâzıl (? – 1810)

  • Asıl adı Hüseyindir.
  • Mesnevi alanında ünlenmiş bir şairdir.
  • Zenannâme adlı eseri önemlidir.

Keçecizâde İzzet Molla (1785 – 1829)

  • Sultan II. Mahmut’un dostudur.
  • Kendisine atılan bir iftira sebebiyle Keşan’a oradan da Sivas’a sürülmüştür.
  • Şairi Divan şiiri ile Tanzimat şiiri arasında bir köprü gibidir.
  • Sade bir dili vardır.
  • Aruz ölçüsünün yanında heceyi de kullanmıştır.
  • Mevlana, Nabi, Nedim ve Şeyh Galip’ten etkilenmiştir.
  • Seyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ına nazire olarak Gülşen-i Aşk adlı mesneviyi yazmıştır.

Eserleri:

Mihnet-i Keşan
Bahar-ı Efkar
Hazân-ı Âsar

Enderunlu Vâsıf (? – 1810)

  • Enderun mektebinde yetişmiştir.
  • Eserlerinde hem klasik şiir özellikleri hem de mahallileşme akımının etkileri görülür.
  • Nedimden etkilenmiştir. Nedimden sonra şarkı nazım biçimini en çok kullanan sanatçıdır.
  • İstanbul kadınlarının konuşmalarını şiirlerine sıklıkla yansıtmıştır.
  • Enderunlu Vâsıf’ın bir Divan’ı vardır.

www.edebiyatvedil.net

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here