Ana Sayfa Dil Bilgisi Fiilimsiler (Eylemsiler)

Fiilimsiler (Eylemsiler)

42
0

Fiillere getirilen belirli bazı yapım ekleriyle oluşturulan; fiillerin isim, sıfat, zarf şeklini oluşturan sözcüklere fiilimsi denir.

Fiilimsiler, fiillerden türeyen, ancak fiillerin bütün özelliklerini göstermeyen sözcüklerdir. Bunlar bir fiil gibi olumsuz yapılabilir fakat bir fiil gibi çekimlenemez.

Örneğin; “koşmak” fiilini “koşuyorum” biçiminde çekimleyebiliriz; ama “koşan” sıfat-fiilini “koşanıyorum” şeklinde çekimleyemeyiz.

Fiilimsiler, fiillere getirilen “fiilimsi ekleri” ile oluşurlar. Yani fiiller bazı özel ekler sayesinde fiilimsi olurlar. Bu ekler fiilden isim yapım ekleri olarak da bilinir. Bunlar eklendiği fiili isim soylu sözcük haline getirerek o sözcüğün cümlede “isim, sıfat ve zarf” görevinde kullanılmasını sağlarlar. (Bütün fiilimsiler, fiilden isim yapım eki aldıkları için türemiş bir sözcük olarak kabul edilirler.)

Fiilimsilerin Özellikleri

 1.  Fiillerden türetilirler.

 2.  Olumsuzluk eki (-me / -ma) alabilirler.

 3.  Fiillerin aldığı “fiil çekim eklerini” yani şahıs ekleri, haber ve dilek kiplerini alamazlar.

 4.  Yarım yargı bildirir, yan cümlecikte yüklem olurlar. Yan cümlecikte özne, tümleç gibi ögeler bulunabilir. Geçişli olanlar nesne de alabilirler.

 5.  Cümlede ad soylu sözcük (ad, sıfat, zarf) gibi görev yaparlar.

 >  Fiilimsiler; isim-fiil (mastar), sıfat-fiil (ortaç) ve zarf-fiil (ulaç) olmak üzere üçe ayrılır:

1. İsim-Fiil (Mastar)

Eylem adlarıdır. Fiillere getirilen “-me(-ma), -mek(-mak), -iş(-ış/-uş/-üş)” ekleriyle türerler. Bu ekleri, aklımızda biraz daha kolay kalabilmesi için “-iş, -me, -mek” veya “-ma, y -ış, -mak” şeklinde kodlayabiliriz. Bu ekler fillere gelerek onları cümle içinde “isim” yaparlar. İsim-fiiller, fiillerin isim gibi kullanılabilen şekilleridir.

Örnekler:

» Seninle görüşmeyi ben de isterim.
» Balık tutmak bir yetenek işidir.
» Sınıfınızı güzelce temizlemenizi istiyorum.
» Evinden ayrılmak ona çok zor gelmişti.
» Şiir okuyuna bayıldım.
Yukarıdaki cümlelerde altı çizili sözcükler fiil değil, isim-fiildir. Dikkat ederseniz bunlar “masa, sevgi, insan” gibi tam bir isim değil, yapısında eylem anlamı taşıyan birer isimdir. Zaten böyle oldukları için bunlara isim-fiil denir.

Not: İsim-fiiller, isim çekim eklerini alabilir.

Örnekler:

» Konuşmakta üstüne yoktur. (Konuşmak-ta »ta: bulunma durumu eki)

» Bu tarz konuşmalardan kaçınmalısın. (konuşma-lardan »lar: çoğul eki, –dan: çıkma durumu eki)

Uyarı:  İsim-fiiller, olumsuzluk ekini almış fiillerle karıştırmamalıdır.

Örnekler:

» Ona, sakın burayı kazma, dedim.
cümlesinde “kazma” sözcüğü olumsuzluk eki almıştır ve o işin yapılmayacağını bildirir.
» Çukuru kazma işini bana verdiler.”
cümlesindeki “kazma” sözcüğü ise isim-fiildir; çünkü sözcük olumsuz anlam bildirmiyor, bir eylemin adını bildiriyor.

 Uyarı:  İsim fiil eki almış olmasına rağmen zamanla kalıplaşarak bir varlığın veya kavramın adı haline gelmiş sözcükler vardır. Bunlar fiilimsi olarak kabul edilmezler.

Örnekler:

» Kömürlükteki kazma galiba kaybolmuş.
» Annemin yaptığı dolma çok lezzetliydi..
» Danışmadan bekleniyorsunuz.
» Odunları tutuşturmak için çakmak aradı..
» Her gün dondurma yememelisin.
» Bu görüşünüze katılmıyorum.
Yukarıdaki cümlelerde altı çizili sözcükler, isim-fiil eklerini almış olmalarına rağmen, eylem anlamlarını kaybettiklerinden isim-fiil özelliğini yitirmiştir. Artık bu sözcükler cümlede bir nesnenin ya da kavramın ismi olarak kullanılır.

2. Sıfat-Fiil (Ortaç)

Fiillere getirilen “-an (-en), -ası (-esi), -mez (-maz), -ar (-er / -ır / -ir / -r), -dik (-dık / -duk /-dük), -ecek (-acak), -miş (-mış / -muş / -müş)” ekleriyle yapılır. Bu ekleri, aklımızda daha kolay kalması için “-an,-ası,-mez,-ar,-dik,-ecek,-miş“ şeklinde kodlayabiliriz. Çoğu zaman sıfat görevinde kullanılırlar. İsimleri niteledikleri için sıfat, yan cümlecik kurdukları için de fiil sayılırlar.

Örnekler:

» Çalışan öğrenciler başarılı olur.
sıfat-fiil    isim
cümlesinde “çalış-” fiili “-an” sıfat-fiil ekini almıştır. Görüldüğü gibi “çalışan” sözcüğü “öğrenci” ismini anlamca tamamlamıştır. Yani sıfat görevinde kullanılmıştır. Dolayısıyla “çalışan” sözcüğü sıfat-fiildir.

» Kaçırılan uçak kurtarılmış.
» Öpülesi elleri vardır öğretmenlerin.
» Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç.
» Çalar saati kurdum yarın için.
» Tanıdık insanlar arıyorum..
» Solmuş resimlerde aradım gençliğimi.
Yukarıdaki cümlelerde altı çizili sözcükler sıfat-fiildir.

 Uyarı:  Bazı sözcükler, sıfat-fiil eklerini alarak kalıcı isim olur. Fiilimsi özelliğini kaybeder.

Örnekler:

» Ekmek parası kazanmaya çalışıyoruz.
» Dolmuş bekliyorum ama gelmiyor.
Yukarıdaki cümlelerde altı çizili sözcükler fiilimsi değildir. Fiilimsi özelliğini kaybetmiş, bir varlığın adı olmuştur. Hangi sözcüğün ad olup hangisinin olmadığını anlamak için sözcüğü olumsuz yapmayı deneyebiliriz. Eğer sözcük “-ma, -me” olumsuzluk ekiyle olumsuz yapılabiliyorsa, fiil olma anlamı devam ediyor demektir ve bu yüzden sözcük sıfat – fiil olur. Ancak bu eklerle olumsuz yapılamıyorsa sözcük artık fiil anlamını tamamen kaybetmiş ve isim olmuştur. Yukarıdaki cümlelerde geçen “ekmek” sözcüğü, “ekmeyecek” şekline getirilemez; aynı şekilde “dolmuş” sözcüğü de “dolmamış” şeklinde söylenemez.

Bu durum sıfatlarla sıfat–fiillerin ayrılmasında da kullanılabilir:

» Kırık kalbimin ahı tutacak seni.”
cümlesinde “kırık” sözcüğü sıfat-fiil değildir; çünkü biz bu sözcüğü “kırmayık” şeklinde olumsuz yapamayız. Ancak;
» Evin kırılmış camlarını değiştirdik.”
cümlesindeki “kırılmış” sözcüğünü “kırılmamış” şeklinde olumsuz yapabiliriz. Öyleyse bu sözcük sıfat-fiildir.

 Uyarı:  Kimi zaman sıfat – fiiller çekimli fiillerle karıştırılabilir. Karıştırmamak için sözcüğün yüklem görevinde mi yoksa sıfat görevinde mi kullanıldığına bakmalıyız.

Örnekler:

» Aşılmaz dağları aştım da geldim.  “-mez, -maz” = Sıfat Fiil Eki  (Sıfat görevinde)
» 
Bu dağlar asla aşılmaz.              “-mez, -maz” = Geniş Zaman Kipinin Olumsuzluk Eki  (Yüklem görevinde)

» Koşar adımlarla uzaklaştı.   “-ar, -er” = Sıfat Fiil Eki  (Sıfat görevinde)
» Her sabah mutlaka koşar.    “-ar, -er” = Geniş Zaman Kip Eki  (Yüklem görevinde)

» Gelecek sene sınava gireceğiz.     “-acak, -ecek” = Sıfat Fiil Eki  (Sıfat görevinde)
» Teyzem hafta sonu bize gelecek.  “-acak, -ecek” = Gelecek Zaman Kip Eki  (Yüklem görevinde)

» Geçmiş günler çok güzeldi. “-mış, -miş, -muş, -müş” = Sıfat Fiil Eki  (Sıfat görevinde)
» Zaman çok çabuk geçmiş   “-mış, -miş, -muş, -müş” = Duyulan Geçmiş Zaman Kip Eki (Yüklem görevinde)

Not:  Sıfat – fiiller niteledikleri isim düştüğünde onun yerine geçerek bir isim gibi kullanılırlar yani adlaşırlar. Sıfat-fiiller adlaşmış olsa bile fiilimsi sayılırlar.

Örnekler:

» Pikniğe giden öğrenciler az sonra döner.
cümlesinde “giden” sıfat-fiili “öğrenciler” isminin sıfatı durumundadır.

» Pikniğe gidenler az sonra döner.
cümlesinde “öğrenciler” ismi düşmüş “giden” sıfat-fiili ismin yerine geçmiştir ve adlaşmış sıfat-fiil olmuştur.

3. Zarf-Fiil (Bağ-Fiil, Ulaç)

Fiillere getirilen “-ken-alı (-eli), -madan (-meden), -ince (-ınca / -unca / -ünce), -ip (-ıp / -up / -üp), -arak (-erek), -dıkça (-dikçe / -dukça / -dükçe / -tıkça /-tikçe / tukça / -tükçe), -e… -e (-a… -a), -r… -maz (-r… -mez), -casına (-cesine), -meksizin (-maksızın), -dığında (-diğinde / -duğunda / -düğünde / -tığında / -tiğinde / -tuğunda / -tüğünde)” ekleriyle oluşturulan fiilimsilerdir. Birleşik bir cümlede iki cümleyi bağladıkları için bağlaç; özne, nesne, tümleç aldıkları için fiil sayılan kelimelerdir. Bağ fiillere “ulaç” adı da verilir. Çekim ekleri almazlar. Cümlede zarf olarak kullanılırlar.
kenyalı asiye maden dağında ince ip arakladıkça maksızın aramaz” şeklinde kodlanabilir.

Örnekler:

» Seni görmeden dönmeyeceğim.
» El, elin eşeğini türkü çağırarak arar.
» Eve dönerken onu gördüm.
» Çocuklar, koşa koşa yanımızdan geçtiler.
» İçeri girer girmez konuşmaya başladı.
» Sen gideli buralar ıpıssız.
cümlelerinde altı çizili sözcükler zarf-fiildir.

» Vedalaşarak ayrıldılar.
» Bu işi güle oynaya yaptık.
cümlelerinde “vedalaşarak” ve “güle oynaya” zarf-fiilleri, yüklemi “durum” bakımından etkilemiştir. Yükleme sorulan “nasıl?” sorusuna cevap verir.

» Sen gülünce güller açar Gülpembe.
» Ders çalışırken zamanın nasıl geçtiğini fark etmemişim.
cümlelerinde ise “gelince” ve “çalışırken” zarf-fiilleri yüklemi “zaman” bakımından nitelemiştir. Yükleme sorulan “ne zaman?” sorusuna cevap verir.

www.edebiyatvedil.net

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here