Ana Sayfa Edebiyat Sultan Ahmet Kasidesi -Nef’î (10. Sınıf MEB Kitabı) Açıklaması-4.Kısım

Sultan Ahmet Kasidesi -Nef’î (10. Sınıf MEB Kitabı) Açıklaması-4.Kısım

5933
0

Birinci sayfa için lütfen TIKLAYINIZ

İkinci sayfa için lütfen TIKLAYINIZ

Üçüncü sayfa için lütfen TIKLAYINIZ

25. Beyit
Dürr-i nazmım çarha mengûş olsa bilmez rûzigâr
Şi’r-i Nef’î midir ol yâ kevkeb-i Şi’râ mıdır?

Günümüz Türkçesi:
Şiirimin incisi feleğe küpe olsa , yine de rüzgar (geçen zaman)
Onun Nefi’nin şiiri mi yoksa Şi’râ yıldızı mı olduğunu bilemez (ayırt edemez).

Kelimeler:
Dürr : İnci
Çarh: Felek
Kevkeb-i Şi’râ: Şi’râ yıldızı (Şi’râ: Parlak bir yıldız.)
26. Beyit 
Nûr-ı mevvâc-meânî mi sözümde berk uran
Yâ libâs-ı nazmımın bir âteş-i hârâ mıdır?

Günümüz Türkçesi:
Sözümde parıldayanlar, anlamların dalgalanışının nuru mu?
Yoksa şiirimin giysisi, ateş renkli dalgalı kumaştan mıdır?

Kelimeler:
Nur: Işık
Meânî: Mânâlar, anlamlar.
Âteş-i hârâ : Ateş renkli, dalgalı kumaş
Libâs-ı nazm: Şiir elbisesi
27. Beyit 
Ma’nî-i rengîn mi lafz-ı âb-dârımda yahûd
Sâgar-ı mînâya konmuş lâle-gûn sahbâ mıdır?

Günümüz Türkçesi:
Zarif sözlerimdekiler renkli anlamlar mıdır?
Yahut sırça kadehe konmuş lale renkli şarap mıdır?

Kelimeler:
Ma’nî-i rengîn : Renkli anlamlar
Lafz-ı âb-dâr : Nükteli, zarif, güzel söz
Sâgar-ı mînâ : Sırça (Mine) Şarap kadehi
Lâle-gûn sahbâ: Lale renkli şarap
28. Beyit 
Bikr-i ma’nî mi dilimde pertev-i ilhâm ile
Yâ felekde âfitâb-ı Zühre-i zehrâ mıdır?

Günümüz Türkçesi:
Dilimdekiler ilham ışığı ile ilk kez söylenmiş sözler midir?
Yoksa gökyüzünde güneş gibi olan parlak Zühre yıldızı mıdır?

Kelimeler:
Bikr-i ma’nî : İlk defa söylenmiş, orijinal söz
Pertev-i ilhâm : İlham ışığı
Güneş gibi parlak, nurlu ve ışıklı olan.
Zühre-i zehrâ : Parlak zühre (Venüs) yıldızı.
29. Beyit 
Fikr-i pür-mazmûn mıdır âyine-i tab’ımda yâ
Aks-i nakş-ı kâr-gâh-ı âlem-i bâlâ mıdır?

Günümüz Türkçesi:
Gönlümün parlak aynasındakiler mazmunlarla dolu fikirler midir?
Yoksa yüce alemin türlü türlü süslemelerinin bir yansıması mıdır?

Kelimeler:
Âyîne-i tab’ : Yaradılış, gönül aynası.
Âlem-i bâlâ : Yüce âlem.
Nakş-ı kâr-gâh : Türlü türlü süslemeler.
30. Beyit 
Söz dükendi nice bir da’vâ-yı şi’r ü şâ’irî
Lâf u da’vâ bir taraf şimdi du’â hengâmıdır

Günümüz Türkçesi:
Söz tükendi. Şiir ve şairlik iddiası ne zamana kadar sürecek?
Boş lafları ve iddiaları bir tarafa bırakalım, şimdi artık dua etmenin sırasıdır .

Kelimeler:
Da’vâ-yı şi’r : Şiir söyleme davası.
Hengâm : Zaman, çağ, sıra, vakit.
31. Beyit 
Tâ felek kadr ü merâtib anlaya hem bildüre
Herkesin mikdârını ednâ mıdır a’lâ mıdır?

Günümüz Türkçesi:
Felek herkesin derecesini ve değerini hem anlasın hem bildirsin ,
Aşağı mı yoksa yüce mi olduğu belli olsun.

Kelimeler:
Kadr: Değer, îtibâr.
Merâtib: Rütbeler, dereceler.
Ednâ: Alçak.
A’lâ: Yüce, yüksek
32. Beyit 
Ol kadar kadri bülend olsun ki gerdûn bilmeye
Arş-ı a’lâ mı yeri yâ kurb-ı “Ev ednâ” mıdır?

Günümüz Türkçesi:
O kadar yüksek değerde olsun ki felek bilmesin ,
Onun yeri göğün en yüksek katı mı yoksa Peygamberin Miraç'ta çıktığı kat mıdır?

Kelimeler:
Gerdûn: Dönen, dönücü; felek.
Arş-ı A'lâ : Göğün en yüksek tabakası
Ev ednâ: Hz. Muhammed'in Miraç'ta Allah'a olabildiğince yakın olması durumu

Birinci sayfa için lütfen TIKLAYINIZ

İkinci sayfa için lütfen TIKLAYINIZ

Üçüncü sayfa için lütfen TIKLAYINIZ

www.edebiyatvedil.net

Önceki İçerikİnsanlık Tarihinin İlk Romanı Tokyo’da Bir Evden Çıktı
Sonraki İçerikFiilimsiler (Eylemsiler)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here