Ana Sayfa Edebiyat Tasavvuf Terimleri

Tasavvuf Terimleri

201354
0

Tasavvuf Terimleri

>

Abdal: Gezgin derviş.                                                  www.edebiyatvedil.net
Aşk: İlahi aşk, kulun Allah’a olan sevgisi.
Aşık: Allah aşkıyla yanan, seven.
Ayan-ı Sabite: Allah’ın yansıması.
Çile: Nefsi köreltmek için yapılan terbiye, çekilen çile.
Dergâh: Kapı, eşik, kapı yeri, makam, tekke.
Derviş: Bir tarikata girmiş, onun kurallarına uygun yaşayan kimse.
Fenafillah: Allah’ta yok olmak, ölmeden önce ölmek, tasavvuftaki son aşama.
Halife: Tarikat kurucusunun ya da şeyhin kendisine vekil tayin ettiği, yetki verdiği kişi.
İnsan-ı Kamil: Fenafillah’a ulaşmış kişi, olgun insan, kamil insan.
Kâbe: Vuslat makamı, aşığın gönlü.
Kadeh (Far: Câm): Allah aşkıyla yanan kişinin kalbi.
Mâşuk: Sevgili. Tasavvufa göre hakiki sevgili Allah’tır.
Mâsivâ: Allah dışındaki diğer varlıklar.
Meyhane: Allah aşkının sunulduğu yer, tekke.
Meclis: Allah’ı anmak için yapılan toplantılar
Mutasavvıf: Tasavvuf ehli olan, herhangi bir tasavvuf yolunda mertebe katetmiş kişidir.
Mürşid: Doğru yolu gösteren, ilahi aşkı anlatan, tarikat şeyhi.
Mürid: Tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimse.
Nefis: Can, benlik. Tasavvufa göre kulun kötü huyları ve çirkin vasıfları, dünyevi istek ve arzuları.
Pîr: Farsça, ihtiyar, yaşlı kimse. Tasavvuf önderlerine ve tarikat kurucularına da pîr denir.
Post: Şeyhlik makamı.
Sarhoş: Allah aşkıyla kendinden geçen, derviş.
Sâki: Mürşid, Allah aşkını sunan, yol gösteren.
Şarap: Anlamların özü, ilahi aşk.
Şem (mum): İlahi nur.
Şeyh: Tarikat kurucusu, tarikatta en yüksek mertebeye ermiş kişi veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse, postnişin




Tarikat: Allah’a varma yolunda benzer biçimde düşünenlerin oluşturduğu topluluk, yol.
Tecelli: Görünme, belirme. Tasavvufta Allah’ın yaratılmış her şeyde görünmesi anlamında kullanılır.
Tekke: Tasavvuf ehli kişilerin, tarikat mensuplarının barındıkları, eğitim gördükleri yer.
Vücud-u Mutlak: Tek varlık.
Vahdeti Vücud: Birlik. Kainat var edilmeden önce tek ve mutlak güzellik vardır. İnsan Allah’ın bir parçasıdır. Ondan ayrılmıştır ve tekrar ona dönecektir. Buna vahdet-i vücud yani varlığın birliği denir.

www.edebiyatvedil.net

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here