Ana Sayfa Edebiyat Temel Tiyatro Terimleri

Temel Tiyatro Terimleri

0
27576

Temel Tiyatro Terimleri

Adaptasyon: Yabancı bir eseri yer ve kişi adları, deyimleri, gelenek ve görenekleriyle yerli hayata uygulayarak çevirme; uyarlama.
Aksesuar: Tiyatro sahnesinde kullanılan eşya.
Aksiyon: Roman, hikâye, tiyatro vb. türlerde konuyu genişleten asıl olaylar. Genel anlamıyla hareket.
Aktör: Erkek tiyatro oyuncusu.
Aktris: Kadın tiyatro oyuncusu.
Akustik: Tiyatro, konser salonu ve benzeri kapalı yerlerin, sesleri bozmadan yansıtabilme özelliği.
Antik tiyatro: Eski Yunan – Lâtin tiyatrosu.
Darülbedayi: 1914’te kurulan İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun eski adı.
Dekor: Tiyatroda, sahneyi eserin konusuna göre döşeyip hazırlamada kullanılan eşyanın toplu adı. Dekor; realist şairane ve stilize olmak üzere üç çeşittir.
Diksiyon: Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi, yeteneği.
Diyalog: İki kişi arasında karşılıklı konuşma. Roman, hikâye ve tiyatroda kahramanların karşılıklı konuşmaları.
Döşeme: Türk Halk Edebiyatında “başlangıç” karşılığı kullanılan bir kelime.
Dramatize etmek: Bir olayı, duyguyu, düşünceyi canlandırmak.
Dublör: Tiyatroda ve sinemada bir rolün yedek oyuncusu.
Entrika: Olay çevresinde oluşan eserlerde, olayların okuyucuda ya da seyircide merak uyandıracak şekilde birbirine dolanması.
Epizot: Bir hikâyede asıl olaya karışan ikinci derecede önemli bir olay.
Fantezi pastoral: Çobanların hayatını fantezilerle süsleyerek anlatan tiyatro çeşidi.        www.edebiyatvedil.net
Fars (Farce): Sanat yönü az, kaba bir tür komedi. Çok eskiden tiyatrolarda perde arası gösterisi olarak sunulan bu tür sonra bağımsız oldu.
Fasıl: Bölüm. Tiyatroda perde karşılığı kullanılmıştır. Karagöz oyununda belli bir olayın geçtiği bölüm.
Feeri: Masalların tiyatro sahnesinde dramatize edilmesinden doğma, bir tiyatro türü. Feerinin kişileri cin, melek, şeytan, dev gibi olağanüstü yaratıklardır; olaylar gerçekdışı bir alemde geçer.
Grotesk: Gülünç, güldürücü.
Jest: Tiyatro sahnesinde, sanatçıların el, kol, ayak ve benzeri beden hareketleri.
Kabare tiyatrosu: Daha çok güncel konuları iğneleyici, taşlayıcı biçimde ele alan skeçlerin oynandığı, monologların, şarkıların ve şiirlerin söylendiği küçük tiyatro.
Kanto: Tanzimat Dönemi’nde Türk sahnesinde azınlık aktrislerce bağlatılan oyunlu ve neşeli şarkılar.
Koro: Eski Yunan tiyatrosunda bir grup erkek ve kadından kurulu şarkıcılar topluluğu. Oynanan eserin konusuna da katılırlar ve eserdeki olaya karşı, toplumun duygu ve düşüncelerini temsil ederlerdi.
Kostüm: Tiyatroda sanatçıların giydiği oyuna uygun kıyafet.
Kulis: Tiyatroda, sahnenin arkasında bulunan kısım; sahne arkası.
Maket: Tiyatroda dekor taslağı.
Makyaj: Tiyatro ve sinemada sanatçıların yüzlerinde boya ve başka maddelerle yapılan tuvalet ve değişiklikler.
Mimik: Bir duygu veya düşüncenin kaş, göz. ağız, yüz hareketleriyle anlatılması.
Mizansen: Bir tiyatro eserinin sahneye konması, sahneye göre düzenlenip uygulanması.
Monolog: Tek kişinin konuşması. Tek kişilik taklitli bir komedya türü. İnsanın içinden kendisiyle konuşması.
Muhavere: Söyleşme. Tiyatro, roman, hikâye, fabl, röportaj ve benzeri türlerde kahramanların karşılıklı konuşmaları.
Myster: Hristiyanlıkla ilgili olayları konu edinen ve bu dini sevdirmeyi amaçlayan kilise oyunları.
Opera: Sözleri müzik eşliğinde söylenen, seçkin konuların işlendiği müzikli tiyatro çeşidi.
Operet: Operaya benzeyen, sözlerinin bir kısmı müzikli, halk için yazılmış tiyatro türü.
Pandomim: İ;çinde konuşma olmadan,  jestler, yüz ifadeleri ve kostümler yoluyla duyguları, düşünceleri, tutkuları anlatmaya yarayan tiyatro çeşidi.
Perde: Tiyatro eserinde bir perdenin açılmasından kapanmasına kadar geçen bölüm.
Piyes: Tiyatro eseri.                                            www.edebiyatvedil.net
Reji: Sahneye koyma ve yönetme işi.
Rejisör: Yönetmen. Sinema ve tiyatroda, eserin sahneleninceye veya seyirci önüne çıkıncaya kadar geçirdiği her anı yöneten kimse.
Repertuvar: Opera, operet ve tiyatro topluluklarının bir oyun döneminde gösterecekleri eserlerin listesi.
Rol: Opera, operet, tiyatro ve benzeri sahne sanatlarında, oyuncuların, eser kişilerini sahnede canlandırmaları.
Revü: Tiyatroda, eserden önce gösterilen müzikli ve danslı oyun.
Sahne: Tiyatro. Tiyatro sahnesi. Tiyatro eserinde bir perdelik bölümün, dekor bakımından değişik olan küçük kısımları. Bir perdelik bölüm içinde, kişilerin girip çıkmasıyla değişen topluluk, meclis. Yapılarına göre tiyatro sahneleri şunlardır: sabit sahne, döner sahne, asansörlü sahne.
Senaryo: Tiyatroda yazılı metin. Sinemada filmin konusunun yazılı şekli.
Suflör: Tiyatroda, kuliste durarak oyunculara sözlerini fısıltıyla söyleyip hatırlatan yardımcı.
Şakşak: Orta oyununda Pisekâr’ın elinde bulunan kapalı yelpazeye benzer bir gürültü aracı. Vuruşlarda ses çıkarır.
Tablo: Tiyatro eserlerinde, perdeden daha küçük bölümlerin her biri. Bir perde çeşitli tablolara bölünmüş olabilir.
Takım: Orta oyununda kişiler, rol alan bütün sanatçılar.
Temâşâ: Tiyatro.
Temsil: Bir tiyatro eserinin oynanması.
Tirat: Sahnede kişilerin birbirlerine karşı söyledikleri uzun sözler.
Trajik: Korku, sıkıntı, şiddetli heyecan veren veya korkunç, kötü, sonu ölümle neticelenen.
Trajikomik: Hem acı, hem gülünç olayların anlatıldığı tiyatro. Olaylar gülünç ama olay kahramanları acınacak hâlde verilir.
Tulûat: Yazılı metne dayanmayan, önceden hazırlanmadan, sahnede akla geliveren sözlerle oynanan oyun. Perdeli orta oyunu da denir.
Üç birlik kuralı: Tragedyada uyulması gerekli üç temel kural. Bu kurallar şunlardır:
1. Zaman birliği (Olayın en çok 24 saat içinde geçmesi),
2. Yer birliği (Olayın aynı yerde geçmesi),
3. Vak’a birliği (eserin bir tek ana olay çevresinde gelişmesi).
Vodvil: Bir çeşit komedi. Türkülü tiyatro. Opera-komik bundan türemiştir. Bugün konusu çok entrika, kaba-saba şakaları bulunan, söz oyunlarına ve yanlış anlamalara büyük yer ayıran, metinden çok irticale önem veren komedi türü anlamına gelmektedir.

www.edebiyatvedil.net